Şifremi Unuttum ?  Üyelik !     Email :  Şifre :   
   Ana Sayfa  | Albüm Üyelik   |  Ziyaretçi Defteri Oku   Yaz   |  Hakkimizda   |  Künye   |  Açilis Sayfasi   |  Favorilere Ekle   |  17.09.2019 19:13:04
  Kategoriler
 Köyümüz
 Gündem
 İş Adamlarımız
 Bizden Yetişenler
 Altyapı bilgileri
 Yazarlarımız Hakkında
 Tarihi Yapılar
 Muhtarlık
 Ofspor
 Of Haberleri
 Of Hakkında
 Genel Haber

  Anket
> Sitemizin Yeni Hali Nasıl Olmuş ?
Çok Güzel [8]
Güzel [5]
Fena Değil [1]
Beğenmemiş [1]
Sonuçlar           

  Duyurular
www,sugeldi,com
Of Sugeldi Koyu (13.04.2012)


  Çesitli Konular

  En Çok Okunanlar

  Sayac
17.09.2019 Bugün Toplam
Tekil 247 4.117.506
Çoğul 247 4.117.520
G.Sayfa 251 4.304.955
IP No  :  100.26.182.28

  Dursun Atmaca Yazisi; 09.03.2009

Kutlu Doğum ve Mevlid Kandili

Hayatın gayesi, yaratılışın mânâsı silinmiş, yok olmuştu. Herşey mânâsız başıboşluk ve hüzün örtülerine bürünmüştü.

Ruhlar birşey bekliyor, bir nurun zulmet perdesini yırtmasını içten içe hissediyordu.

O vahşet devrinde kâinat ufkundan bir güneş doğdu. Bu güneş âhirzaman Peygamberi Hz. Muhammmed Aleyhissalâtü Vesselam idi. Tarihin seyrini, hayatın akışını değiştiren bu eşsiz olay, dünyayı yerinden sarsan değişimlerin en büyüğü idi.

İşte insanlığın akıl ve kalbinde düğümlenen "Necisin, nereden geliyorsun, nereye gidiyorsun?" sorularını, düğümlerini çözüp kâinatın Sahibini ilân ve ispat edecek bir zatın teşrifi sadece insanların ruh ve kalbinde değil, diğer varlıklarda, hattâ cansız eşyada bile yansımasını bulacaktı.
 

 
Doğudan batıya bütün âlemin nurlara büründüğü, İlâhi değişimin tecelli ettiği o gece neler oldu neler?

Yahudi ileri gelenleri ve âlimleri kitaplarında daha önce rastladıkları işaret ve müjdelerin açığa çıktığını gördüler. Kimsenin haberi olmadan en önce onlar bu müjdeyi verdiler.

O gece Yahudi âlimleri semâya bakıp "Bu yıldızın doğduğu gece Ahmed doğmuştur" dediler.(1)

Bîr Yahudi İleri geleni Mekke de Peygamberimizin doğduğu gece, içlerinde Hişam ve Velid bin Muğire, Utbe bin Rabia gibi Kureyş ileri gelenlerinin bulunduğu bir toplantıda,
- "Bu gece sizlerden birinin çocuğu oldu mu?" diye sordu.
- "Bilmiyoruz" diye cevap verdiler.
Yahudi, "Vallahi sizin bu ihmalinizden iğreniyorum!
"Bakın, ey Kureyş topluluğu, size ne söylüyorum, iyi dinleyin. Bu gece, bu ümmetin en son peygamberi Ahmed doğdu. Eğer yanlışım varsa, Filistin in kudsiyetini inkâr etmiş olayım. Evet, onun iki küreği arasında kırmızımtırak, üzerinde tüyler bulunan bir ben var" dedi.

Toplantıda bulunanlar Yahudinin sözünden hayrete düştüler ve dağıldılar. Her birisi evlerine döndüğünde bu durumu ev halkına anlattılar. "Bu gece Abdülmuttalib in oğlu Abdullah ın bir oğlu doğdu. Adını Muhammed koydular." haberini aldılar.

Ertesi gün Yahudiye vardılar:
"Bahsettiğin çocuğun bizim aramızda dünyaya geldiğini duydun mu?" dediler.
Yahudi "Onun doğumu benim size haber verdiğimden önce midir, sonra mıdır?" dedi.
Onlar, "Öncedir ve ismi Ahmed dir" dediler. Yahudi, "Beni ona götürün" dedi.
Yahudi ile beraber kalkıp Hz. Âmine nin evine gittiler, içeri girdiler.
Pegamberimizi Yahudinin yanına çıkardılar. Yahudi Peygamberimizin sırtındaki beni görünce, üzerine baygınlık geldi, fenalaştı. Kendine gelip ayıldığı sırada,

"Ne oldu sana, yazıklar olsun" dediler.

Yahudi, "Artık İsrailoğullarndan peygamberlik gitti. Ellerinden kitap da gitti. Artık Yahudi âlimlerinin kıymet ve itibarları da kalmadı. Araplar peygamberleriyle kurtuluşa ereceklerdir.

"Ey Kureyş topluluğu, ferahladınız mı? Vallahi size, doğudan batıya kadar ulaşacak bir güç, kuvvet ve bir üstünlük verilecektir" dedi.(2)

Kâinatın Efendisini dünyaya getiren bahtiyar annenin henüz dünyaya gelmeden görüp gördükleri çok manalıydı..

Peygamber Efendimize hamileyken rüyasında, "Sen, insanların en hayırlısına ve bu ümmetin efendisine hamile oldun. Onu dünyaya getirdiğin zaman Her hasetçinin şerrinden koruması için bir ve tek olana sığınırım de, sonra ona Ahmed yahut Muhammed ismini ver."

Yine kendisinden çıkan bir nurun aydınlığında bütün doğuyu ve batiyi, Şam ve Busra saray ve çarşılarını, hattâ Busra daki develerin uzanan boyunlarını gördüğünü Abdülmüttalib e anlatmıştı.(3)

Aynı gece Hz. Âmine nin yanında bulunan Osman ibn Âs ın annesinin gördükleri de şöyle:

"O gece evin içi nurla doldu, yıldızların sanki üzerimize dökülecekmiş gibi sarktıklarını gördük."

Evet bu ulvî anı dile getiren Mevlid in yazarı Süleyman Çelebi bütün bu hakikatleri şu beytiyle şiirleştirmiştir:

"Hem Muhammed gelmesi oldu yakin
Çok alâmetler belürdi gelmedin"

Rabiülevvel ayının 12. Pazartesi gecesi, yapılan hesaplamalara göre, Miladi takvime göre 20 Nisan a denk gelen gece idi.


Dünyayı şereflendiren iki Cihan Serverinin üzerini o günün bir âdeti olarak bir çanakla kapattılar.

Araplara göre o zaman, gece doğan çocuğun üzerine bir çanak koymak ve gündüz olmadan ona bakmamak âdetti. Fakat bir de baktılar ki. Peygamber Efendimizin üzerine konulan çanak yarılarak ikiye ayrılmış, Efendimiz gözlerini gökyüzüne dikmiş, başparmağını emiyordu.(5)

Evet, bu işaret her türlü küfrün, zulmün, şirkin ve her türlü bâtıl inanç ve âdetlerin parçalanıp yok olması, imanın, nurun ve hidâyetin kâinatı aydınlatması için gönderilmiş bir Peygamber idi.

Aynı gece Kabe de tapılmakta olan cansız putların çoğunun başaşağı devrildiği görüldü.

Aynı gece Kisra sarayının beşik gibi sallanıp on dört balkonunun parçalanıp yerlere düştüğü öğrenildi.

Sava da mukaddes tanınan gölün suyunun çekilip gittiği görüldü.

Bin senedir yakılan ve söndürülmeyen mecusi ateşinin sönüverdiği müşahede edildi.

Bütün bunlar işaret ve alamettir ki, yeni dünyaya gelen zat ateşe tapmayı, puta tapmayı kaldırıp, Fars saltanatını parçalayarak Allah ın izni olmadan kutsal tanınan şeylerin kutsallığını ortadan kaldıracaktır.(6)

İşte bu geceye Veladet-i Nebi gecesi diyor ve onun bütün kalbimizle, ruhumuzla her sene yeniden yâd edip kutluyoruz. Bütün kâinatla bu geceyi karşılayarak onun âleme teşrifine kıyam ediyoruz.
Getirdiği ebedi nura, açtığı saadet caddesine ve sünnet-i seniyyesine yeniden sımsıkı sarılmak ve Mevlid Kandilini vesile ederek ona yeniden biatimizi, bağlılığımızı tazelemek ne yüce bir şeref ve ne büyük bir saadettir.

Yüce Rabbim bizleri sevgili Resulünün şefaatine nail eylesin.

Kaynaklar:
(1)İbn-i Sa d, Tabakat, 1:60.
(2)A.g.e, 1:162-163.
(3)Taberî Tarihi, 2:125; İbn-i Sa d, Tabakat, 1:102.
(4)A.g.e., 1:102.
(5)İbn-i Sa d, Tabakat, 1:102.
(6)Bediüzzaman, Mektûbat,s:161,162.

 

Mehmet Paksu, Mübarek Gün ve Geceler, Nesil Yayın
 

  Bu Yazý 4930 Defa Okundu    |    dursunatmaca@hotmail.com

  ::: Dursun Atmaca Tüm Yazýlarý 

    09.03.2009   Kutlu Doğum ve Mevlid Kandili   [hit:4931]
    25.01.2009   Allah’ın Kullarını Kontrol ve Denetimi   [hit:1164]
    18.11.2008   Hac İbadeti   [hit:1205]
    29.07.2008   MİRAÇ KANDİLİ   [hit:1245]
    03.07.2008   Regaib Kandili 3 Temmuz 2008   [hit:1234]
    19.03.2008   Mevlid Kandili   [hit:1466]
    16.03.2008   HELAL RIZIK   [hit:1394]
    28.11.2007   Bir Annenin Sonu Böyle Olmamalı   [hit:1346]
    20.11.2007   İbretli sözler   [hit:1077]
    10.11.2007   Ya siz ne yapıyorsunuz?   [hit:1142]
    07.11.2007   Bir Şehid Âilesinin Hikâyesi   [hit:1182]
    03.12.2007   Hacla İlgili Ayetler ve Hadisler   [hit:1537]
    02.11.2007   70 000 meleğin size dua etmesini ister misiniz   [hit:1366]
    08.10.2007   İşte Kadir Gecesi duası   [hit:1693]
    27.08.2007   Berat Kandili   [hit:1605]
    17.08.2007   AİLE TERBİYESİ   [hit:1479]
    20.06.2007   Yalan hakkında   [hit:1793]
    11.05.2007   Belâlara karsi insan   [hit:1951]
    19.04.2007   GENÇLİK RUHU   [hit:1977]
    12.04.2007   ERKEK HANIMINA NASIL DAVRANMALI?   [hit:2327]
    02.04.2007   KUR AN DUALARI   [hit:1943]
    30.03.2007   Kutlu Doğum ve Mevlid Kandili   [hit:2139]
    16.03.2007   NAMAZ   [hit:2121]
    01.03.2007   Ölüm   [hit:2177]
    19.02.2007   M. Zahid KOTKU (Rh.A) : Hayatı   [hit:2334]
    28.11.2006   Menasiki Hac   [hit:2656]
    19.09.2006   Orucu Bozan & Bozmayan Şeyler   [hit:5937]
    27.07.2006   Regaib Gecesi   [hit:5627]
    05.07.2006   KAZA VE KADERE ÎMAN   [hit:8887]
    19.06.2006   Hz. MEVLÂNA dan   [hit:7188]
    29.05.2006   Bu bizlerin hikayesi   [hit:9200]
    15.05.2006   Cimrilik   [hit:7131]
    26.04.2006   Peygamberimizin Gençliği   [hit:7027]
    20.04.2006   Ahlakta Mükemmel Örnek   [hit:26249]
    13.03.2006   Resüllahın Son Vasiyetleri   [hit:25099]
    01.03.2006   Böyle bir dostunuz oldu mu ?   [hit:5165]
    21.02.2006   Allah a karşı gelen kavimlerin hâllerine bir bak;   [hit:7038]
    01.02.2006   Kadın, başı açık namaz kılabilir mi?   [hit:15311]
    24.01.2006   ogrendikki   [hit:25729]
    17.01.2006   Suudiler Cemarat Köprüsü nü yıkıp, 9 katlısını yapıyor.   [hit:6156]
    28.11.2005   Mücadele Ruhu   [hit:3997]
    05.10.2005   Ramazan ayi ile ilgili   [hit:5759]
    24.06.2005   Mimar Sinan in Dehasi   [hit:5079]
    09.06.2005   Tevbe   [hit:4852]
    02.06.2005   Adamin biri ogluna;   [hit:4704]
    Yazar Login

 
 

 

  Yusuf Kazdal
  3853  Gün önce kaybolmus ve
  Kendisinden bir daha haber alinamamistir