Şifremi Unuttum ?  Üyelik !     Email :  Şifre :   
   Ana Sayfa  | Albüm Üyelik   |  Ziyaretçi Defteri Oku   Yaz   |  Hakkimizda   |  Künye   |  Açilis Sayfasi   |  Favorilere Ekle   |  17.09.2019 19:12:50
  Kategoriler
 Köyümüz
 Gündem
 İş Adamlarımız
 Bizden Yetişenler
 Altyapı bilgileri
 Yazarlarımız Hakkında
 Tarihi Yapılar
 Muhtarlık
 Ofspor
 Of Haberleri
 Of Hakkında
 Genel Haber

  Anket
> Sitemizin Yeni Hali Nasıl Olmuş ?
Çok Güzel [8]
Güzel [5]
Fena Değil [1]
Beğenmemiş [1]
Sonuçlar           

  Duyurular
www,sugeldi,com
Of Sugeldi Koyu (13.04.2012)


  Çesitli Konular

  En Çok Okunanlar

  Sayac
17.09.2019 Bugün Toplam
Tekil 245 4.117.504
Çoğul 245 4.117.518
G.Sayfa 249 4.304.953
IP No  :  100.26.182.28

  Halil Bayram Yazisi; 23.07.2005

Ali yi Dinlerken...

Bugün bakışlarıyla kendisine bakanlara çok şey anlatmak istiyordu Ali.

"- Sizinle aynı çevreyi paylaşmamıza rağmen, bizi kendi dünyanızdan atmak istiyorsunuz." cümlesiyle başlamak istiyordu anlatımlarına... Ve devam ediyordu : "- Zihinsel engelli veya sakat olmamızda bizlerin suçu yok ki. İster miydik, şu dünyanın güzelliklerini sizin kadar algılayamayalım, ister miydik ailelerimize yük olmayı."

Sonra durdu ve karşısında durup yaşlı gözlerle kendisini izleyen anne-babasına gururla baktı. Sözleri gırtlağında düğümlenmiş, acılar dağ olup göğsünün üstüne oturuvermişti.

"Ölsem de bu çilekeşlere daha fazla yük olmazsam." diye geçti içinden...

"- Benim böyle eksik, böyle yanık olmamda vallahi anamın da, babamın da zerre kadar suçları yoktur." dedi.

Doğru diyordu Ali. Hangi ana isterdi bebeğinin zihinsel veya bedensel engelli olmasını. Hangi baba isterdi, oğluyla-kızıyla dilediği gibi sohbet edememenin üzüntüsünü yaşamayı. Bunları düşünürken bir anda hayalimde canlanan yaşamıma Hüseyin Dede, eşi Fatma Nine ve zihinsel ve bedensel dört çocuğu girdi. Gözlerim Ali yi izlerken, belleğim onların yaşam trajedisini oynar oldu. Hizmet alma çağındaki bu yaşlı çınarlar, ömürlerini bu çocuklara atamışlar. Çocuklarının kadersizliklerinden utanmanın mahcupluğuyla anlatıyor Hüseyin Dede ve titrek elleriyle gösteriyor : "- Bu dokuz yaşındayken damdan düştü. Anam sıcak su banyosu yaptırdı. Bir süre sonra fenalaştı. Doktora gidince iş işten geçmişti. Sakat ve zihinsel engelli kaldı. Bu kızım, oynarken kayadan düştü. Geçer dedik. Fenalaştı. Sakat ve engelli kaldı. Görüşmemizden kısa bir süre sonra 38 yaşında ölmüştür.) Bu Mehmet, ayağında çıban çıkmıştı. Anam ilaç yaptı. Yara geçti. Bir süre sonra felç oldu. Bu oğlum askerde böyle oldu. Askerde hastalandı. Aniden titremeye başladı. Tedavisi eksiksiz yapıldı. Ama yine felç oldu."

Sonra onları, yanımızdan Fatma Nine ile birlikte sürükleye sürükleye odalarına götürmüş. Yardım talebimizi ise: "- Her zaman yoksunuz ki" diyerek geri çevirmişti. Şimdilerde Hüseyin Dede 76 lı yaşların çöküklüğü ancak, üç sakat ve zihinsel engelli çocuğunu yaşatma azmiyle dimdik ayakta.

Çocukları için aylık kullandıkları ilaçların gideri beş yüz milyonu bulmasına karşın, yardım taleplerini gözü yaşlı geri çeviriyor. Ve ekliyor : "Çocuklarıma benim gibi bakabilecek kuruluşlar olsa..."

Hüseyin Dede, çocuklarından utanır görünüyor. Genetik bir hastalıktan kaynaklanmasına rağmen, anlatırken : "düştüler, yara oldu" gibi kelimelerle ifade ediyor.

Niye? Sorusuna onun yerine biz yanıt veriyoruz. Çünkü toplum zihinsel engelliyi ve sakatı sürekli dışlamış. Onu bir türlü kendi parçası görememiş. Aileler çocuklarını saklar olmuşlar.

Kuşkusuz Ali nin de dediği gibi, onların ve de onların ana-babalarının suçu yok. Kaderleri böyle... Bize düşen Ali ler, Ahmet ler için bir şeyler yapmak.

Ülkede yaklaşık sekiz milyon bu durumda insan var. Onlar için sekiz kuruşluk masraf yapıp, sekiz dirhemlik akıl harcıyor muyuz.

Geçenlerde Of Engelliler Derneği nin kurulduğunu duydum. Hemen gidip üye oldum. Bugün sakat değilim, bugün özürlü değilim. Bu yarın olmayacağım anlamı ve garantisi taşımıyor. Kaldı ki, insanlık erdemi düşmüşlere yardım etmeyi gerektirmiyor mu?

Dernek yöneticilerini yoğun ve özverili çalışır buldum. Sakat ve engelliler için okul ve rehabilite merkezi kurulması için deyim yerindeyse çırpınıyorlar. İstiyorlar ki, Ali ler, Mehmet ler, Kezban lar da değer bulsun. İstiyorlar ki, Ali ler yüzünden aileler parçalanmasın. Ve sizlere de sesleniyorlar : "Maddi ve manevi yardımlarınızı yarınlarınız için de olsa esirgemeyin. Unutmayın, bugün bize yarın size!.."

Ali de kalmıştık. Anlattı. Anlattı. Bizler ağladık.

Son sözlerin nedir dedik?

İç çekti, gözleri buğulandı. Bir kaç damla yaş eşliğinde, çileler ses diyaframını tıkatı. Anlatamadı. Ama biz anladık.

"- Ali lere sahip çıkmak insanlık borcudur. İmkanlarınız ölçüsünde maddi ve manevi desteğinizi esirgemeyiniz. Devletimizin yüce yetkilileri, sizlerden okul ve rehabilizasyon merkezi istiyoruz..."
  Bu Yazý 1861 Defa Okundu    |    caydeniz.com@hotmail.com / halilbayram61@gmail.com / kuzeyha

  ::: Halil Bayram Tüm Yazýlarý 

    19.09.2009   TES AÇIKLAMASI   [hit:4682]
    02.09.2008   Rozet İdarecileri   [hit:1560]
    16.03.2008   Sendika Nedir? Ne Değildir..   [hit:1632]
    04.12.2007   Adam Olmak..!   [hit:1742]
    08.11.2007   Dağlar Sizi..!   [hit:1776]
    17.10.2007   ABD Gibi Dostu Olanın..!   [hit:1737]
    05.01.2007   Ey Gidi Yavanlılar!!!   [hit:2781]
    25.09.2006   Yeni Öğretim Yılı Başlarken...   [hit:56739]
    28.05.2006   Çaycıyı Gurbet Bekliyor..!   [hit:5104]
    10.05.2006   Trabzonlu Olmak...   [hit:36342]
    02.03.2006   Güzel İşler   [hit:33164]
    13.02.2006   “ Trabzon’da Neler Oluyooorr!.”   [hit:7560]
    06.01.2006   Noktalama...   [hit:4077]
    03.01.2006   Bu Site...   [hit:4083]
    03.01.2006   Bize Düşen...   [hit:3894]
    03.01.2006   İş Adamlarımızdan Beklentiler   [hit:4174]
    03.01.2006   Gurbet ve Of İli ve sugeldi   [hit:4333]
    03.01.2006   Gri Fırtına...   [hit:4286]
    03.01.2006   Mesleğimin değerine olan inancımı   [hit:3158]
    03.01.2006   Ne Yaptığımızı Biliyoruz   [hit:3246]
    03.01.2006   Başımı Ver Amerika, Özgürlüğün Senin Olsun!..   [hit:3098]
    03.01.2006   İnsan... Hakları... Din... Kamu Çalışanları...   [hit:3086]
    03.01.2006   Bulutları Beklerken   [hit:3340]
    03.01.2006   Geçmişten Ders Alın Gençler..!   [hit:3198]
    03.01.2006   Yeni Cazibe Merkezleri Oluşturulmalıdır   [hit:2988]
    03.01.2006   Neyimiz Kaldı?!   [hit:3135]
    03.01.2006   Birlik Güç, Güç Hizmettir   [hit:3154]
    03.01.2006   Of ta Güzel İşler Oluyor   [hit:3254]
    03.01.2006   Of ta Eğitim (2)   [hit:3210]
    03.01.2006   Of ta Eğitim   [hit:3400]
    03.01.2006   Ağlayan Topraklar   [hit:2990]
    03.01.2006   Merhaba   [hit:3153]
    03.01.2006   Karalahana ve Bizim   [hit:2961]
    26.11.2005   Yarınlara Şut...   [hit:2015]
    07.09.2005   O An...   [hit:1748]
    10.08.2005   Göz Yaşlarında Yüzmek…   [hit:1891]
    23.07.2005   Ali yi Dinlerken...   [hit:1862]
    22.06.2005   Yabancıların çokluğu ilçede suç oranlarının artmasına yol açıyor.   [hit:2271]
    22.06.2005   Kuzey anadolu’dan   [hit:3004]
    09.06.2005   Disardaki Degerlerimiz ve Ofspor   [hit:2173]
    30.05.2005   Karadeniz Tarihi ve Bir Yunanlı ya Cevap   [hit:2471]
    Yazar Login

 
 

 

  Yusuf Kazdal
  3853  Gün önce kaybolmus ve
  Kendisinden bir daha haber alinamamistir