Şifremi Unuttum ?  Üyelik !     Email :  Şifre :   
   Ana Sayfa  | Albüm Üyelik   |  Ziyaretçi Defteri Oku   Yaz   |  Hakkimizda   |  Künye   |  Açilis Sayfasi   |  Favorilere Ekle   |  25.06.2019 03:04:04
  Kategoriler
 Köyümüz
 Gündem
 İş Adamlarımız
 Bizden Yetişenler
 Altyapı bilgileri
 Yazarlarımız Hakkında
 Tarihi Yapılar
 Muhtarlık
 Ofspor
 Of Haberleri
 Of Hakkında
 Genel Haber

  Anket
> Sitemizin Yeni Hali Nasıl Olmuş ?
Çok Güzel [8]
Güzel [4]
Fena Değil [1]
Beğenmemiş [1]
Sonuçlar           

  Duyurular
www,sugeldi,com
Of Sugeldi Koyu (13.04.2012)


  Çesitli Konular

  En Çok Okunanlar

  Sayac
25.06.2019 Bugün Toplam
Tekil 84 4.043.208
Çoğul 84 4.043.222
G.Sayfa 84 4.229.490
IP No  :  35.175.179.52

  Halil Bayram Yazisi; 30.05.2005

Karadeniz Tarihi ve Bir Yunanlı ya Cevap

Yaşadığımız Bölge ile ilgili çeşitli kaynaklarca asırlardan beri tarihi yanıltmalar yapılmaktadır.

Kendi tarihini başka milletlerden öğrenen bizden başka millet yoktur herhalde. Bu başkaları da tarihimizi kendi çıkarları doğrultusunda kaynaklandırmakta, önce bize sonra da başkalarına anlatmaktadırlar. Bunun en çarpıcı örneği de Anadolu da çeşitli dönemlerde yaşanmış Ermeni zulmünün, "Türk Zulmü" haline dönüştürülmesidir. Tarih açısından bu dramımızı "hem suçlu hem güçlü" deyimi en güzel şekilde ifade etmektedir.

Dünle bugün arasındaki köprüler uçurulmuş olduğundan, tarihçilerimiz araştırmalarında fazla eskilere gidememekte, gidenler de mecburi olarak yabancı kaynaklara başvurmaktadırlar.

Bölgemiz tarihi ve yaşayanlar konusunda da zaman zaman çeşitli tartışmalar yaşanıyor. Geçen yaz aylarında Bölgemize bir grup Yunanlı misyoner gelerek çeşitli faaliyetlerde bulunmuşlar. Bu faaliyetlerinin ardındaki şüphe, Karadeniz Gazetesi tarafından irdelenmiştir. Gazeteyi takip eden misyonerlerden birisi ülkesine döner dönmez Gazete ye bir yazı göndererek, amaçlarının kötü olmadığını beyanla, Karadeniz in 3 bin yıllık Rum toprağı olduğunu ve halen bu bölgede yaşayanların %90 ının Pontuslu Elen kökenli olduğunu söyleyerek, Avrupa müzelerinin Karadeniz den giden eserlerle dolu olduğunu da ifade ederek şu görüşlere yer veriyor;

"Gazeteniz ve oradaki büyükleriniz yanlış yoldalar. Karadeniz ve Anadolu daki kent-kasabaların ilk adları var: Elence (Yunanca). Zaten Karadeniz insanının müziğinden hertürlü uygarlığımıza ait her şeyimizi taklit ettiniz. Karadeniz deki Elen kökenliler İslamlaştırılmışlar, kılıç zoru ile Topal Osman bir tanesi kahraman olarak Türk tarihinde..... Girit ten gelip yerleşmişiz oraya. Ondan Girit-Karadeniz dans oyunları aynıdır..... Çeşitli Türk şehirlerinin Yunanca ismini vererek konuyu danstan AB ye getiriyor..... Cidden AB ye girileceğini zanneden Ankara daki amcalar.... cehalet ve İslam fanatizmi gözlerini kör etmiş.... 60-70 milyon insanı uyutuyorlar...... Yazmaya gerek yok.... İsa nın doğumu ile yıl değişiyor. Tarih İsa dan önce ve İsa dan sonra diye ikiye ayrılır. Bu sizlere çok şeyler söyler." Yunanistan dan 23 Ağustos da postaya atılan bu isimsiz ancak imzalı mektubun yazarı, mektubunun sonuna şöyle bir not düşmeyi de ihmal etmemiş:" Acele yazdım okunur durumdadır herhalde. Ondan sonra çöp kutusuna atın zararı yok. Çöplükleri karıştırırsanız bizlerin kültür mirası çıkıyor."

Şimdi bu ismi meçhul Yunanlı dosta geleneklere uygun olarak kendi tarihçilerinin eserleriyle birkaç cevap vereceğim. Konu geniş olduğu için sayfamızda bölge tarihi ile ilgili zaman zaman yazılara yer vereceğim.

Elen soyundan gelen en eski tarihçilerden biri de Ksenobhon dur. "ANABASİS" adlı tarih kitabı vardır. M.Ö. 427 yılında doğduğu, M.Ö. 355 yılında da öldüğü çeşitli kaynaklarca açıklanır. Karadeniz le ilgili ilk tarih kitabını da bunun yazdığı kabul edilir. ANABASİS (Onbinlerin Ricat ı) 7 kitaptan oluşur. 4.sünde "Trabzon a Varış", 5.sinde "Trabzon dan Hareket" sözkonusu ediliyor.

M.Ö. 400 yılında Trabzon a gelmiş. ".... buradan sonra, iki günde 7 pasasang (1) yol giderek, Trapezus dolayında denize vardılar. Burası Kolkların memleketi idi. Helenler (Ordu Halinde) burada Kolklar (Türk Boyu) ın köylerinde 30 gün dinlendiler. Daha sonra da buraları yağmaladılar (2). Trapezuslular onlara yiyecek sattılar. Onları şehre aldılar. Sığır, un, şarap gibi yiyecek ikram ettiler. Kolklarla dostluk kurmak için aracılık ettiler." Demek ki, günümüz Devlet isimleriyle Yunanlılarla - İranlıların savaşları sırasında, M.Ö. 400 yıllarında Bölgemize gelen Yunan orularından önce bu bölgede Kolklar (Türk Boyu) adlı bir halk yaşıyordu ki, Kuzey Kafkasya dan Sinop a kadar bir bölgede hakimiyetleri vardı. Ayrıca, Trabzon şehrinin içerisinde ise Trapezondo adlı bir kavim yaşıyordu.

Helenlerin Trabzon ve civarında Pontus Rum Devleti kurdukları doğrudur. Ancak bu devlette sadece yöneticiler ve komutanlar Helendi. Halk ise Helenlerin baskısı altında yaşıyordu. Bu baskı sonucu binlerce Türk te Hıristiyanlaştırılmıştır. Ayrıca kültürel asimilasyon gerçekleştirilmeye çalışılmış, ancak Türklerin örf ve ananelerine olan bağlılığı yüzünden ters tepki etmiş, hatta zamanla Türk kültürü Helenleri etkilemiştir. Bunu en güzel örneği ise Kafkas-Türk çalgısı olan kemençe, Çeçenlerin ritmlerini folklörleştiren Horon da Yunanlıların Türklerden etkilenmelerine örnektir.

Bize mektup gönderen Yunanlı dostumuz eğer bu Bölgeden göçmüş ise, bilecek ki övündükleri Yunanistan da kendilerine ikinci sınıf vatandaş muamelesi yapılmakta. Ve onlara "Hıristiyanlaşmış Türkler" denmektedir. Bu aldanmış zavallılar, geçmişlerini biraz araştırsalar gerçeğin, Yunanlıların onlara dediği gibi "Hıristiyanlaşmış Türkler" olduğunu anlayacaklar. (Unutulmamalıdır ki İslamiyetten önce Hak din olan Hıristiyanlığı birçok Türk soyu da kabul etmiştir. Bir kısmı İslamiyetten sonra da Hıristiyan kalmıştır.)

Yunanlı dostumuz, birçok bölgemiz ilinin isminin Rumca adlarını da yazarak birşeyleri ispata çalışmış, örneğin Bayburt a Haldia demiş. Haldia (Haldiya) Türkçe yol üstü köyü anlamını taşır. Rumca sandığınız bu ismin bile Türkçe olduğunu kısa sürede anlarsınız.

Yunanlıların tarihi olayları saptırma konusunda dünyada ünü vardır. Her olay ve işlemde Türk fobileri ortaya çıkar. Bazen de anlamadan suçlarını inkar ederler: diyor ki Yunanlı dost; "Avrupa müzeleri oralardan giden eserlerle dolu" peki kim doldurmuş bu eserleri Avrupa müzelerine? Siz... Çeşitli sebeplerle bölgeye gelip çaldığınız tarihi eserlerimizi Avrupa ya satan siz değil misiniz? Son ziyaretiniz! Masumane geziniz! Tutmadı mı? Yetkililer ve Karadeniz Gazetesi fırsat mı vermedi?

Artık Yunanlı dostların Türk fobi ve düşmanlığından kurtulması lazım. Artık tarihten ders almalısınız. "Popo" acınız var ama unutmayın ki, sizler Kıbrıs ta, Batı Trakya da, Ege de "kaşındıkça" bizler de sizleri "kaşımaya" devam edeceğiz. O şeref bize yeter.

(1) Pasasana (Fersah) - Yaklaşık 5200m.lik yön ölçü birimi.
(2) Tarihin ilk çağlarında uygar diye bilinen Yunanlılar, "barbar, yabani" dedikleri kavmin köyğnde dinleniyor ve güce eriştiği zaman yağmalıyor. Yunan hep aynı kalmış.


Not: Bu mektup Yunanlı misyoner Yorgo Antreadis tarafından gönderilmiştir.

  Bu Yazý 2447 Defa Okundu    |    caydeniz.com@hotmail.com / halilbayram61@gmail.com / kuzeyha

  ::: Halil Bayram Tüm Yazýlarý 

    19.09.2009   TES AÇIKLAMASI   [hit:4625]
    02.09.2008   Rozet İdarecileri   [hit:1543]
    16.03.2008   Sendika Nedir? Ne Değildir..   [hit:1614]
    04.12.2007   Adam Olmak..!   [hit:1726]
    08.11.2007   Dağlar Sizi..!   [hit:1757]
    17.10.2007   ABD Gibi Dostu Olanın..!   [hit:1716]
    05.01.2007   Ey Gidi Yavanlılar!!!   [hit:2762]
    25.09.2006   Yeni Öğretim Yılı Başlarken...   [hit:56721]
    28.05.2006   Çaycıyı Gurbet Bekliyor..!   [hit:5085]
    10.05.2006   Trabzonlu Olmak...   [hit:36315]
    02.03.2006   Güzel İşler   [hit:33143]
    13.02.2006   “ Trabzon’da Neler Oluyooorr!.”   [hit:7542]
    06.01.2006   Noktalama...   [hit:4059]
    03.01.2006   Bu Site...   [hit:4065]
    03.01.2006   Bize Düşen...   [hit:3875]
    03.01.2006   İş Adamlarımızdan Beklentiler   [hit:4153]
    03.01.2006   Gurbet ve Of İli ve sugeldi   [hit:4313]
    03.01.2006   Gri Fırtına...   [hit:4269]
    03.01.2006   Mesleğimin değerine olan inancımı   [hit:3138]
    03.01.2006   Ne Yaptığımızı Biliyoruz   [hit:3226]
    03.01.2006   Başımı Ver Amerika, Özgürlüğün Senin Olsun!..   [hit:3083]
    03.01.2006   İnsan... Hakları... Din... Kamu Çalışanları...   [hit:3068]
    03.01.2006   Bulutları Beklerken   [hit:3323]
    03.01.2006   Geçmişten Ders Alın Gençler..!   [hit:3179]
    03.01.2006   Yeni Cazibe Merkezleri Oluşturulmalıdır   [hit:2970]
    03.01.2006   Neyimiz Kaldı?!   [hit:3120]
    03.01.2006   Birlik Güç, Güç Hizmettir   [hit:3137]
    03.01.2006   Of ta Güzel İşler Oluyor   [hit:3234]
    03.01.2006   Of ta Eğitim (2)   [hit:3191]
    03.01.2006   Of ta Eğitim   [hit:3378]
    03.01.2006   Ağlayan Topraklar   [hit:2973]
    03.01.2006   Merhaba   [hit:3136]
    03.01.2006   Karalahana ve Bizim   [hit:2941]
    26.11.2005   Yarınlara Şut...   [hit:1997]
    07.09.2005   O An...   [hit:1728]
    10.08.2005   Göz Yaşlarında Yüzmek…   [hit:1867]
    23.07.2005   Ali yi Dinlerken...   [hit:1845]
    22.06.2005   Yabancıların çokluğu ilçede suç oranlarının artmasına yol açıyor.   [hit:2251]
    22.06.2005   Kuzey anadolu’dan   [hit:2988]
    09.06.2005   Disardaki Degerlerimiz ve Ofspor   [hit:2153]
    30.05.2005   Karadeniz Tarihi ve Bir Yunanlı ya Cevap   [hit:2448]
    Yazar Login

 
 

 

  Yusuf Kazdal
  3769  Gün önce kaybolmus ve
  Kendisinden bir daha haber alinamamistir