Şifremi Unuttum ?  Üyelik !     Email :  Şifre :   
   Ana Sayfa  | Albüm Üyelik   |  Ziyaretçi Defteri Oku   Yaz   |  Hakkimizda   |  Künye   |  Açilis Sayfasi   |  Favorilere Ekle   |  23.07.2019 01:20:44
  Kategoriler
 Köyümüz
 Gündem
 İş Adamlarımız
 Bizden Yetişenler
 Altyapı bilgileri
 Yazarlarımız Hakkında
 Tarihi Yapılar
 Muhtarlık
 Ofspor
 Of Haberleri
 Of Hakkında
 Genel Haber

  Anket
> Sitemizin Yeni Hali Nasıl Olmuş ?
Çok Güzel [8]
Güzel [5]
Fena Değil [1]
Beğenmemiş [1]
Sonuçlar           

  Duyurular
www,sugeldi,com
Of Sugeldi Koyu (13.04.2012)


  Çesitli Konular

  En Çok Okunanlar

  Sayac
23.07.2019 Bugün Toplam
Tekil 22 4.065.380
Çoğul 22 4.065.394
G.Sayfa 24 4.252.023
IP No  :  54.162.151.77

 
   :::    Bizden Yetişenler
Yazilari Küçült Yazilari Büyült
27.01.2007

Yıldız Entegre Laminat Parke Üretimine Geçiyor

''Hakkı Yıldız: “Laminat parke hattımız 2003 yılının sonlarına doğru faaliyete geçecektir. Üretim kapasitesi yüksek olan tesisimizde müşterilerimiz yan ürünler isteyecektir. Parke var mı?, MDFLAM var mı?, profil var mı? soruları sorulacaktır. Artık tesisler, birer market haline geliyor. Girdiğiniz bir firmadan her şeyi almak istiyorsunuz. Adımızdan da anlaşılacağı gibi şirketimiz entegre bir tesis olacak. Şirketimizin 2004 yılında faaliyete geçirmeyi düşündüğü bir de sunta tesisi projesi bulunmaktadır.” 

- Sizi ve firmanızı tanıyabilir miyiz? 
http://www.vario.com.tr/varioclic.htm
- 1975, Samsun doğumluyum. Bilkent Üniversitesi İşletme Bölümü’nde okudum. Yıldız Entegre Ağaç Sanayii yönetim kurulu üyesiyim, aynı zamanda işletme içerisinde de çalışmaktayım, üretimle ilgili bölümler benim sorumluluğum dahilindedir. Firma olarak Yıldız Ailesi bu sektörün en eskilerinden biridir. Üçüncü jenerasyon olarak ormancılıkla uğraşıyoruz; dedemin babası da ormancılıkla uğraşıyordu. Biz, Karadeniz Bölgesindeki tek meslek olan kerestecilikten geldik. Yıldız Ailesi, 1970 yılında Bursa İnegöl’de İstaş adındaki ilk sunta fabrikasını satın aldı. Bu işe hisse alarak başladık ve daha sonra hisselerimizi arttırarak şirketin yönetimini ele aldık. Şirketi çok daha yukarılara taşıdık. Daha sonra Gaziantep’te kapalı olan ikinci el sunta tesisini satın aldık. Bu tesisi de faaliyete geçirdik. 1990’lı yıllarda Bursa İnegöl’de Starwood Orman Ürünleri adı altında bir sunta tesisine kurma çalışmalarımız başladı. Sunta tesisi, kontrplak tesisi, kaplama tesisi, mobilya tesisi, kereste tesisi, emprenye tesisi ve kumaş boyası tesisleri ile fabrikayı büyüttük. Yıldız Ailesi; Ahmet Yıldız, Fehmi Yıldız, Mehmet Yıldız adında üç kardeşin faaliyet alanlarını bölmesiyle farklı fabrikalar kurdu. Babam Fehmi Bey, Samsun’da Yıldız Kimya adı altında tutkal ve reçine üretme tesislerini kurdu. Çevredeki ve Gebze yöresindeki sunta fabrikalarına ve Türkiye’deki diğer fabrikalara reçine ihtiyacı sağlanmaya çalışıldı. Üretim bandımız, ihtiyaçlar, tüketimler ve kalitemiz arttı. İhtiyaçları karşılayamaz hale geldik. Samsun kendi memleketimiz olduğu için yatırımımızı oraya yapmıştık fakat bu bölgede entegre yatırım olmadığı için malları sürekli olarak Marmara Bölgesi’ne, Akdeniz’e ve Ege’ye taşıyorduk. Malın, Samsun’dan bu bölgelere taşınması nakliye açısından ayrı bir külfet getiriyordu. Pazara yakın olması, daha kısa sürede, daha düşük maliyetlerde mal elde etmek için İzmit’te bir tutkal fabrikası daha kurduk. Bugün; aktif durumda olan iki tutkal fabrikamız bulunmaktadır. 2001 yılı başında da Fehmi Yıldız ve ailesi olarak İzmit’te MDF tesisi yatırımı kararı aldık. Makinelerimizin siparişini vermiştik, makinelerimiz yapılmaya başlanmıştı ki Türkiye ekonomik krize girdi. Şirket olarak krizden sonra bir müddet ne yapabileceğimizi düşündük. Şirket yönetim kurulu yatırıma devam kararı aldı. Kriz bizim hızımızı engellemedi. Hedeflerimizde MDF tesisimizin devreye girme tarihi 2002 yılının Ekim ayı olarak belirlenmişti. Bir ay gecikme ile 2002 yılının Kasım ayında ilk üretimlerimizi yaptık. Şu anda tesisimiz tam kapasiteyle üretim gerçekleştirmektedir. 

- Üretim hattınıza eklemeyi düşündüğünüz yatırımlar nelerdir? 

- Tesisimiz, 2002 yılı itibariye dünyada kurulmuş en uzun MDF hattına sahiptir. Türkiye’nin en büyük MDF tesisidir. Günlük üretim kapasitemiz 1000 m3’dür. Avrupa’nın da sayılı tesislerinden biridir. Tesisimizde faaliyette olan melamin kaplama ünitemiz, MDFLAM olarak tabir ettiğimiz dekor kağıdı ile kaplanmış levha üretmektedir. İkinci MDFLAM hattımız da 2003 yılı başlarında hizmete girecektir. Laminat parke hattımız 2003 yılının sonlarına doğru faaliyete geçecektir. Üretim kapasitesi yüksek olan tesisimizde müşterilerimiz yan ürünler isteyecektir. Parke var mı?, MDFLAM var mı?, profil var mı? soruları sorulacaktır. Artık tesisler, birer market haline geliyor. Girdiğiniz bir firmadan her şeyi almak istiyorsunuz. Adımızdan da anlaşılacağı gibi şirketimiz entegre bir tesis olacak. Şirketimizin 2004 yılında faaliyete geçirmeyi düşündüğü bir de sunta tesisi projesi bulunmaktadır. Türkiye’ye yeni bir sunta tesisi kazandırmayı amaçlıyoruz çünkü en yeni sunta tesisi yine şirketimiz gruplarından Starwood’un 1994 yılında İnegöl’de kurduğu sunta tesisidir. Starwood’dan sonra yeni bir tesis kurulmadı. Starwood’dan evvelki tesisler zaten oldukça eskilere, 10-20 yıl gerilere gidiyor. Ülkemizin böyle bir tesise ihtiyacı olduğunu düşünüyoruz. Biz de entegrasyonun bir parçası olarak MDF tesisinin yanında sunta ve parke tesisi projeleri hedefliyoruz. 

- İhracaata yönelik hedefleriniz nelerdir? 

- Tesisimizin üretim kapasitesi yüksektir. Hem yurt içi hem yurt dışı taleplerini karşılayabilecek durumdadır. Dünya’da MDF eksikliği bulunmaktadır. Komşu ülkelerimizin bir çoğunda MDF fabrikaları bulunmamakta Türkiye’de ise 6 MDF tesisi bulunmaktadır. Yunanistan, Bulgaristan, Suriye, İran, Irak, Arabistan, Türki Cumhuriyetler, Makedonya ve Ukrayna var olan sunta pazarlarımızdır. MDF olarak da aynı pazarlara girmeye çalışıyoruz. Şu anda yaklaşık olarak kapasitemizin %25’i ihracaat olarak düşünülmektedir. Bu oranın artış göstereceği inancındayız. 

İhracatınızı gerçekleştirmekte deniz ulaşımını mı kullanıyorsunuz? 

- Bildiğim kadarıyla İzmit’te 12 tane özel ve kamuya ait liman bulunuyor. Denize olan uzaklığımız 20 km ve İzmit liman bakımından en zengin şehirdir. Bu sebeple ihracatımızın nakliyesinde sorun yaşamamaktayız. 

- Sektördeki problemlerden bahseder misiniz? 

- Öncelikle hammadde problemi var. Türkiye’de 6 MDF fabrikası var fakat ülkemizde mevcut fabrikaların ihtiyacını karşılayacak hammadde bulunmamaktadır. Bizler şu anda ihtiyaçlarımızın % 60’ını ithal hammadde ile karşılıyoruz. Rusya’dan ve Ukrayna’dan ihtiyaçlarımızı karşılıyoruz fakat Afrika ve Güney Amerika’da da pazar araştırmalarımızı devam ettiriyoruz. Rusya ve Ukrayna’da hammadde pazarında bir daralma var çünkü bu ülkeler hammaddelerinin ülkelerinde değerlendirilmesini istiyorlar. Yatırımcı ülkemize gelsin, hammaddemizi burada değerlendirsin düşüncesindeler. Hammaddeyi yurt dışına satmak politikalarına aykırı geliyor. Fiyatları arttırıyorlar, engel koyuyorlar. Bizler de yeni pazarlara yöneliyoruz. 

- Türkiye’deki ormancılık anlayışına dair görüşleriniz nelerdir? İntermob’da fıstık çamı fidanları dağıttınız. Bu simgesel armağan, doğaya verdiğiniz önemin bir göstergesiydi sanırım? 

- İnsanlarda, bizim gibi tesislerin ormanları tükettiğine dair yanlış bir kanı var. Aslında, ekonomik bir değeri olmayan sanayilik odunu ya da yakılacak odunu değerlendirerek katma değeri yüksek ürün üretiyoruz. Biz İntermob’da 3000 fıstık çamı fidanı dağıttık, bunların yarısı dikilse ve dikilenlerin de yarısı tutsa 750 ağaç yetişir diye düşündük. Aslında ormanlar konusundaki sıkıntılar, yaptırım mekanizmasının çalışmamasından kaynaklanıyor. Kontroller yetersiz olduğu için kesilmek için belirlenen alandan da, izin verilmeyen alanlardan da ağaç kesimi yapılıyor. Kaçak kesimler firmalara ulaşıyor. Bizim kapımızı çalıyorlar; size şu paraya ağaç verelim diyorlar. Orman Bakanlığı’nın iznini gösterin dediğinizde izin belgesini gösteremiyorlar. Biz firma olarak buna karşıyız. Ormanların özelleştirilmesinden bahsediliyor. Orman özelleştirmesinden çok kesimlerin kontrollü yapılmasını denetlemek gerekiyor. Yoksa siz bu işe uygun olmayan ağacı kesiyorsunuz ve bana getiriyorsunuz. İşte bu ormanı katletmek oluyor. Ormandaki dalı, budağı, ağaç niteliğini kaybetmiş olanları değerlendiriyorum ve katma değeri daha yüksek bir ürün elde ediyorum. İkinci sıkıntımız da devletin hammaddeyi yurt dışından getirirken hiçbir ülkede olmayan kurallar koyuyor olmasıdır. Örneğin; çam ağacının ülkeye kabuklu sokulmaması isteniyor. Avrupa’nın bu konuya nasıl çözümler ürettiğini bilmiyorum. İtalya ve İngiltere bu uygulamaya bir şey demiyor. Ülkemizde yatırım yapılmak isteniyor. Yurt dışından ülkeye yatırımcıların çekilmesi isteniyor. Bazı büyük kuruluşlar da Türkiye’ye gelmek istediler fakat var olan sıkıntılar sebebiyle Romanya’ya ve Yunanistan’a yöneldiler. Türkiye’deki yerli yatırımcılardan da Romanya’ya ve Bulgaristan’a gidenler oldu. Yatırım yapılsın istiyorsunuz ama yatırımı desteklemiyorsunuz. Çam ağacını kabuksuz getirmem gerektiğinden, kabuklarını soymak için ayrı bir bedel ödüyorum. Aldığınız hammadde, ürettiğiniz üründen daha pahalıya mal oluyor. Maliyetlerimiz çok yükseliyor. Dolayısıyla, bu alana yatırım gerçekleşmiyor. Bir diğer sorun da belirttiğim nedenlerden dolayı ürünün maliyetinin yüksek olması ve yine bu sebeple Türkiye’ye İtalya’dan, İspanya’dan ithal sunta, ithal MDF gelmesidir. İtalya’da da hammadde sıkıntısı var, oraya da odun dışarıdan gidiyor, üretim yapılıyor ve ithal edilerek bizim ülkemize geliyor ve bizim ürünümüzle rekabet ediyor.

Türkiye’deki rekabet ortamının sağlıksız olması beraberinde diğer sıkıntıları getiriyor. Bazı firmalar malını faturasız satarak %18 avantaj sağlamak yoluna gidiyorlar. Devletten vergi kaçırılmış oluyor. Aynı ürünle rekabette olduğumuz için de haksız bir rekabet ortamı oluşuyor. Bence, öncelikle bu problemin çözülmesi gerekmektedir. Problemin çözümü çok da zor değildir. Fabrikalara maliyeden birer gözlemci yerleştireceksiniz. Fabrikaya giren ve çıkan kamyonların kontrol altında tutulmasıyla, oldukça basit bir şekilde hesaplanabilir. Bir fabrikaya 10 kamyon odun girmişse yaklaşık 10-15 araba ürün çıkmaktadır. Eğer 10 kamyon odun giriyor da 5 kamyon odun çıkıyorsa ve odunu da yakıt olarak kullanmıyor, dağıtmıyorsanız burada bir tersliğin olduğu açıktır. Denetlemeler yapılırsa kendi içimizdeki haksız rekabeti sonlandırırız. Bunlar iyi düşünülmeli, hesaplanmalıdır. Şartlarımız rakiplerimizden çok farklıdır. Elektrik, Almanya’nın beş katı pahalı, doğalgaz da oldukça pahalıdır. Bu şartlarda üretim yapmak istiyorsunuz, ihracaat yapmak istiyorsunuz ve sıkıntılar çoğalıyor. Şaşılacak şeydir ki; Avrupa’dan Türkiye’ye MDF geliyor. Eğer kalitesi diğerlerinden yüksek olmayan hatta daha kalitesiz ürün ülkeye giriyorsa bir yerde büyük problemler var demektir. 

 - 2003 yılı için düşündüğünüz yatırımlardan bahsettiniz, farklı bir projeniz de var mı? 

- Firma olarak kalite anlayışındayız. Kaliteden taviz vermeyiz. Felsefemiz devamlı kalitedir. Kendi alanımızda oldukça ciddi bir yatırımla 1 milyon dolara AR-GE laboratuarımızı kurduk. Firma olarak entegre adını koyduysak, bu yönde ilerliyoruz. Hedeflerimizi bir ay gecikmeli de olsa gerçekleştirdik. Türkiye’deki şartlar bir ay gecikmemize sebep oldu ki bu oldukça iyi bir başarıdır. İnanıyorum ki; diğer hedeflerimize de ulaşacağız. İnşallah yurt dışından buraya MDF gelmez çünkü gelen MDF yurt dışına giden para demektir. Bizim amacımız da isteğimiz de ülkemizin ilerlemesi yolundadır. Meslektaşlarımızdan da beklediğimiz, yaklaşımlarının ülkemizin çıkarları doğrultusunda olmasıdır. Elbette ki; yatırımlar için şartların da uygun olması önemlidir. Biz, yatırımımızı gerçekleştirirken 4.5 km mesafeden elektrik getirdik. Doğalgazımızın alt yapısını biz yaptırdık. Daha sonra emeklerinizi de devlete hibe ediyorsunuz. Şartnameler yap-devret diyor. Yatırımcının, alt yapıyı düşünmemesi gerekiyor. Devlet, alt yapıyı hazırlamış olmalı. Şartlar sağlandığında, sıkıntılar giderildiğinde Türkiye’de yatırım yapılır.

 

Kerestenin Bafralı ‘Yıldız’ı MDF’yle Dünyaya Kafa Tutuyor  

1900’lerin başında Trabzon’dan Bafra’ya göçen ve kereste atölyesi kuran Hasan Yıldız’ın torunları orman ürünleri sanayisinde yaptıkları yatırımlarla dünya çapında kapasite oluşturdu. Yıldız Entegre, dünyanın en uzun MDF presli fabrikasını kurup, ithalata darbe vurdu. Fabrika sayısını da 5’e çıkardı. 

Türkiye’de 100 yıllık sektörel geleneği olan firma bulmak zordur. 1900’lerin başında Trabzon’dan Bafra’ya göçerek kereste atölyesi kuran Hasan Yıldız’ın torunları önce Samsun’da sonra İnegöl’de, Gaziantep’te fabrika sahibi oldular. Ardından İzmit’e demir attılar. İşlerini ayırdılar ama her zaman birbirlerine destek oldular. Yıldız Entegre Ağaç Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin (Yıldız Entegre) sahibi Fehmi Yıldız, İzmit’te (Aslanbey) dünyanın en uzun MDF presine sahip günlük 1000 metreküp kapasiteli fabrika kurdu. Yıldız’ın 5 fabrikası, tutkal, sunta, kontrplak, MDF ve MDF profil, melamin kaplama, laminant parke üretiyor. Yıldız kardeşlerin orman ürünleri sanayisinde yaptığı yatırımlar bu sektörde Türkiye’nin dünya ligindeki yerini de oynattı. 

Aile Dayanışması: 

Yıldız Entegre Yönetim Kurulu Başkanı Fehmi Yıldız şöyle başlıyor: ‘Ben Bafra doğumluyum ama dedemiz Hasan Yıldız, Trabzon’dan Bafra’ya 1900’lerin başlarında gelmiş ve kereste atölyesi kurmuş. 1930’larda babam Salih Yıldız işletmenin başına geçti. 1957’ye kadar Bafra’da kaldık. Sonra Samsun’a taşıdık işlerimizi. Samsun’daki işlerimiz 1997’ye kadar devam etti. Hep üç kardeş birlikteydik; sunta, kontrplak üretip satıyorduk.’ 

Önce Anadolu’ya: 

Yıldız kardeşler işleri büyütünce 1980’de İnegöl’de bir sunta fabrikasını almışlar, sonra da Kartal’da bir fabrikaya ortak olmuşlar. 1985’te ise, Gaziantep’te yine bir sunta fabrikasını alıp işletmeye başlamışlar. Böylece işlerini Anadolu’ya yaymışlar. 3 kardeş 1990’larda daha dinamik bir yapı kazanmak için işlerini ayırmışlar. Fehmi Yıldız bu ayrılığa ‘formalite’ diyor ve en son kendisinin kurduğu fabrikaya küçük kardeşi Mehmet Yıldız’ın kendi mühendisleriyle gelip verdiği desteği anlatıyor. Zaten bazı yatırımları da kardeşler arası hammadde temini için yapmışlar. Yıldız, ‘Mesela Samsun’da bir tutkal fabrikası kurduk çünkü suntanın önemli maddesiydi ve kardeşlerimin oradaki sunta fabrikasının ihtiyacı vardı’ diyor. 

Marmara Merkez: 

Fehmi Yıldız, tutkal yatırımında son noktayı ise İzmit Hereke’de kolduklarını anlatıyor. Yıldız, son yatırımı olan MDF fabrikasını da İzmit’te kurmuş. Dünya çapında iddialı bu yatırımın öyküsünü de şöyle özetliyor: ‘2000’li yıllarda MDF konusunda Türkiye’de büyük bir boşluk olduğunu, fazla ithalat yapıldığını gördük. Bir MDF fabrikası kurmaya karar verdik. Biz yatırım kararı aldık, sözleşmeleri yaptık, peşinatları yatırdık, temeli de attık; 2001 krizi başladı. Yatırıma başladığımızda dolar 670 bin liraydı ve euro da dolardan daha değerliydi. Yatırımı bitirdiğimizde dolar 1670 liraydı. Geri dönme şansımız yoktu 20 ayda tamamladık.’ 

İkinci Fabrika da Devreye Giriyor 

Yıldız Entegre Yönetim Kurulu Başkanı Fehmi Yıldız, MDF projesinin aslında ‘ikiz fabrika’ olduğunu belirtiyor ve ‘1000 metreküp günlük kapasiteye şimdi ikinci fabrikayı da ekliyoruz. Bunu da bu yıl bitireceğiz ve mevcut kapasiteye günlük 1200 metreküp kapasite eklemiş olacağız ki bu durumda da dünyada tek çatı altında en büyük MDF fabrikası bizde olacak. 5 yıl önce Türkiye bu alanda Avrupa’da 5’inci sıradaydı şimdi Almanya’nın ardından ikinci sıraya yerleşti’ diyor. Fehmi Yıldız şöyle devam ediyor: ‘Türkiye’nin En Büyük 500 Sanayi Kuruluşu sıralamasında 187’nciydi şimdi 120’lere çıkacağız. Bir de tutkalın hammaddesi üre olduğu için İGSAŞ’ı özelleştirmeden almıştık. O da bu 500 Büyük listesinde zaten vardı.’

Bir Akıllı Siz Türkler Misiniz? 

Fehmi Yıldız, MDF fabrikasının kapasitesinin o günlerde alay konusu olduğunu söylüyor ve şöyle konuşuyor: ‘Günlük 1000 metreküplük üretim kapasiteli pres Avrupa’da da denenmemişti. Biz ilk kez denedik. Çünkü 100 yıllık geleneğimiz var ve kendimize güvendik. Bazı Avrupalılar bizimle alay ettiler. ‘Bir akıllı siz Türkler misiniz’ diye. Alman makinecilerin desteğini de yanımızda hissettik. Yüzde 30 civarında garanti verdiler. 70 milyon euro’luk bu yatırımı inatla bitirdik. İlk üretimde da kaliteyi tutturduk ve ithal ürünlere meydan bırakmayacak bir fiyatla pazara sürdük. İthalat büyük ölçüde kesildi. Geçen yıl 15 milyon dolarlık ihracat yaptık. 2005’te bu rakam 3 misline çıkabilir.’ 

MDF Nedir? 

MDF, Midium Density Fberboard kelimelerinin baş harfleriyle adlandırılıyor. Orta yoğunlukta lif levha anlamına geliyor ve orta sentetik bir levha ürün olarak başta mobilya sektörü olmak üzere birçok sektörde kullanılıyor. Odun veya lignoselülozik hammaddelerden elde edilen liflerin kurutulduktan sonra tutkallanarak, preslenmesiyle elde ediliyor. 

Kaynak: Hürriyet Gazetesi

Yıldız, TÜPRAŞ’ı şikayet etti

Yıldız Entegre Ağaç ile İGSAŞ’ın yönetim kurulu başkanı Fehmi Yıldız, KTO’da Çevre ve Orman Bakanı Osman Pepe’ye TÜPRAŞ’ı şikayet etti, “Terbiyesiz insanlar” dedi 

Çevre ve Orman Bakanı Osman Pepe’nin Körfez Ticaret Odası(KTO) Başkanı Mustafa Efe’ye önceki gün gerçekleştirdiği ziyarette, Suadiye’de yapılacak bir okulun protokolü de imzalandı. Kocaeli Valililiği 100. Yıl Toplantı Salonu’nda yapılması gereken protokol töreni Bakan Pepe’nin KTO’yu ziyareti sırasında gerçekleştirildi. Kısa süre önce İGSAŞ’ı da satın alan Yıldız Entegre Ağaç Sanayi ve Ticaret A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Fehmi Yıldız tarafından, beldede Suadiye Yıldız Entegre Anadolu Ticaret ve Meslek Lisesi yaptırılacak. 

Terbiyesiz insanlar 

Ancak Yıldız, KTO’da herkesin içinde Bakanı Pepe’ye, “Ben bugün çok hayırlı bir iş için buraya geldim, ama benim bugün hiç moralim yok, çok sinirliyim. Aslında söylemeyecektim, ama artık işin ucunu kaçırdılar. Terbiyesiz insanlar ne yapmak istiyor, bilmiyorum” dedi. Yıldız’ın bu çıkışının ardından ne olduğunu anlamaya çalışan Pepe, “Ne oldu?” diye sordu. Fehmi Yıldız’ın yanıtı ise, “İGSAŞ’a TÜPRAŞ sürekli olarak bir yazı gönderiyor. Bu kaçıncı oldu bilmiyorum. MDF yapımında kullanılan ithal ettiğimiz bir ağacın koku yaydığını belirterek, insan sağlığına zarar veriyor diye bizi önlem almaya çağırıyorlar. Çevre İl Müdürlüğü’nden ekip istiyorlar. Ekip incelediği, fakat herhangi bir zararlı madde bulamadığı halde bu yazıyı neden durmadan gönderiyorlar anlamıyorum. Bizim gibi ülkesine büyük bir şevkle hizmet vermeye çalışan sanayiciyi küstürmek mi istiyorlar?” oldu. 

Pepe espri yaptı 

Bakan Pepe ise, “Sen bir nefeslen bu işler halledilir” dedikten sonra yazıyı inceledi. Yazıyı bakanlık müsteşar yardımcısı Bünyamin Karaca’ya verdikten sonra Yıldız’a sonra, “Acaba TÜPRAŞ burayı senden satın mı almak istiyor” esprisini yaptı. Bakan Pepe, oda başkanı Mustafa Efe’ye de, “Bize bir kahve söyle de Fehmi Bey’le içelim, moralimiz yerine gelsin” dedi. Bu konuşmaların ardından Yıldız Entegre’nin Suadiye’de yaptıracağı 3 kattan oluşan, 32 derslikli, pansiyon binası ve çevre tanzimi de yapılacak olan okulun protokol töreni gerçekleştirildi. Bakan Pepe, Vali Ata ve Yıldız, protokole imza attı. Yıldız, imza töreni sırasında, “Biraz önce yaptığım çıkıştan dolayı özür diliyorum. Çok dolmuştum, ama bu hayırlı işin örnek olması için ben oğlum Hakkı Yıldız’ı da buraya getirdim. Protokole o imza atsın, eli alışsın ve gelecekte bu yolda devam etsin. Yarın da Samsun’a giderek, orada bir okul yapımı için protokol imzalayacağız” şeklinde konuştu. Bakan Pepe ise 

AKP hükümetinin başlattığı “Eğitime Yüzde 100 Destek Kampanyası”na Vali Ata’nın verdiği desteği övdü. Suadiye Belediye Başkanı Şükrü Karabalık’ın da protokol törenine katıldığı okulun 5 milyon YTL’ye (5 trilyon) mal olması bekleniyor. İnşaat protokol töreninden 15 gün sonra başlayacak ve 2007-2008 öğrenim yılında tamamlanmış olacak. 

İgsaş ın Sahibinden Suadiye ye Okul

  Arslanbey deki Yıldız Entegre fabrikasının sahibi, özelleştirmeden İgsaş ı satın alan ilimizdeki en önemli işadamlarından biri olan Fehmi Yıldız, Suadiye beldesinde 24 derslikli lise binası yaptırıyor.

Fehmi Yıldız dün Vali Erdal Ata, Milli Eğitim Müdürü Hayrettin Gürsoy ile birlikte yer tespiti için Suadiye beldesine gitti. Suadiye Belediye Başkanı Karabalık tarafından karşılanan heyet, okul yapımı planlanan 10 dönümlük araziyi gezdi. 

Yüz milyon dolarlarla ifade edilen tesislerin sahibi olan Fehmi Yıldız, sosyal yaşam içinde pek fazla gözükmeyen, kamuoyu gündemine şahsen gelmemeye özen gösteren ve çok mütevazi yaşayan bir işadamı. Yıldız dün de aynı tavrını sürdürdü. Fehmi Yıldız ı yaptıracağı lise binasının spor salonu da bulunacak. Suadiye Belediye Başkanı Karabalık bölgenin böyle bir okula çok ihtiyacı olduğunu söyledi, Fehmi Yıldız a teşekkür etti. 

İşadamı Fehmi Yıldız başka bazı bölgelerde okul yaptırdığını, kendisinin Suadiye de oturduğunu belirtti, "Bu nedenle yeni bir okul için Suadiye yi seçtim. Benim adımın verilmesi gibi bir talebim de yok. Okulun adını Valilik koysun” dedi.

''

Bu Haberi Yazdır     |   Okunma : 6925   |   Tavsiye Et   |   Habere Yorum Ekle   |   Kaynak : webmaster   |  

::: Kategorideki Diğer Haberler
-  Ahmet Kurumahmut  (10443)
-  Osman Kurumahmutoğlu  (9620)
-  Yusuf kemal kemaloğlu  (9529)
-  Ali Kurumahmut  (9107)
-  Abdurrahman ATMACA  (8688)
-  Hasan Mollahüseyinoğlu  (8506)
-  UZ.DR. AYDİN KAYİR  (8457)
-  Bilal Mollahüseyinoğlu  (7512)
-  Faysal ATMACA  (7059)
-  Yıldız Entegre Laminat Parke Üretimine Geçiyor  (6925)
-  Halil Bayram  (6415)
-  ATMACAOĞLU OSMAN EFENDİ  (6261)
-  İsmail Yıldız  (6193)
-  İsmail Kemaloglu  (5321)
-  Ömer Düzenli  (5281)
-  Yusuf Karahasan  (5043)
-  Selahattin Kurumahmut  (5020)
-  Orhan Atmaca  (4840)
-  Turgut Kemaloglu  (4736)
-  Emine Yildiz  (4250)

::: Bu Haber İçin Yapılmış Olan Yorumlar

Bu Haber İçin Henüz Yorum Yapılmamış !

    Yazar Login

 
 

 

  Yusuf Kazdal
  3797  Gün önce kaybolmus ve
  Kendisinden bir daha haber alinamamistir